Oylat Kaplıcaları


Bizans İmparatorluğunun hüküm sürdüğü yıllarda İnegöl ve çevresine hakim olan Tekfurun bir kızı vardır. Birgün kızcağız rahatsızlanır ve yataklara düşer. Dönemin ünlü hekimleri dahi kızın derdine çare bulamazlar. Kızın rahatsızlığı uzun sürer. Bu durum Tekfuru bir hayli üzer. Kızının çektiği acılara dayanamaz. Uygulanan tedavilerin sonuç vermemesi üzerine, doktorlar, kızcağızı hem göz önünden uzaklaştırmak hem de son bir tedavi şansı vermek için ormanın içinde bulunan kaplıcaya gönderilmesini uygun görürler. Kızı kaplıcaya götürürler ve son günlerini geçirdiğine inanıldığı için Ölyat derler ve bırakırlar. Çaresiz hastalığı olduğuna inanılan Tekfurun kızı bu sularda yıkanarak gün geçtikçe iyileşir ve eski sağlığına kavuşarak saraya geri döner. O gün bugündür Ölyat kaplıcaları halk tarafından bir şifa kaynağı olarak bilinir ve kullanılır. Bu şifalı su yine o sudur. Fakat Ölyat'ı Oylat yapmıştır.